Konya Göbek Fıtığı
Konya göbek fıtığı, göbek deliği çevresindeki karın duvarı zayıflığından karın içi dokuların dışarı doğru çıkmasıyla oluşan bir sorundur.
Göbek bölgesindeki küçük bir kabarıklık başlangıçta önemsiz görünebilir. Ancak bu şişlik zamanla büyüyebilir, ayakta durunca belirginleşebilir ve bazı durumlarda acil cerrahi gerektiren tablolara dönüşebilir. Fıtığın ne zaman izlenebileceği, ne zaman onarılması gerektiği sorusu ancak hekim değerlendirmesiyle yanıtlanır; şişliğin boyutu tek başına yeterli bir ölçüt değildir.
Bu yazıda umbilikal herninin oluşum mekanizması, bebeklerle yetişkinler arasındaki seyir farkı, uyarıcı belirtiler, tanı basamakları ve onarım yöntemleri ele alınıyor.
Konya'da görev yapan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Sultan Ayaz, hastaların bu konudaki sorularını muayene sırasında ayrıntılı biçimde değerlendiriyor ve tedavi planını kişiye göre çiziyor.
Göbek Fıtığı (Umbilikal Herni) Nedir?

Göbek fıtığı, göbek deliğinin bulunduğu noktadaki karın duvarı açıklığından yağ dokusunun ya da bağırsak bölümlerinin deri altına doğru itilmesidir.
Tıp dilinde umbilikal herni adıyla anılır. Karın duvarı fıtıkları arasında sık karşılaşılan tiplerden biridir ve her yaş grubunda görülebilir. Şişlik çoğunlukla göbeğin tam ortasında ya da hemen kenarında belirir.
Anne karnındaki dönemde göbek kordonu bu açıklıktan geçerek bebeğe ulaşır. Doğumdan sonra kordon düşer ve göbek halkası kas-kiriş tabakasıyla kapanır.
Yine de bu bölge, karın duvarının doğal olarak en zayıf noktalarından biri kalır; çünkü burada kalın kas dokusu yerine daha ince ve dirençsiz bir bağ dokusu bulunur.
Karın içi basınç arttığında bu zayıf nokta sürekli zorlanır. Zamanla halka genişler ve içeriden dışarı doğru bir kese oluşur. Bu keseye fıtık kesesi denir. Kesenin içine önce karın zarı girer, ardından yağ dokusu eklenir; halka yeterince genişlediğinde ince bağırsak halkaları da bu boşluğa doğru kayabilir.
Fıtık oluştuktan sonra kendiliğinden kapanma yetişkinlerde beklenmez. Açıklık ya olduğu gibi kalır ya da yıllar içinde büyür. Büyüdükçe içine giren doku miktarı artar, şişlik daha belirgin hale gelir ve günlük hareketler sırasında rahatsızlık verir. Bu nedenle takip aralıklarının hekimle birlikte belirlenmesi önemlidir.
Karın duvarının başka bölgelerinde de farklı fıtık tipleri görülebilir; ancak bunların oluşum yeri, nedeni ve cerrahi yaklaşımı ayrı bir konudur. Bu yazının odağı doğrudan göbek deliğinden kaynaklanan umbilikal hernidir. Aynı hastada birden fazla fıtık bulunabildiği için muayene sırasında karın duvarının tamamı elle taranır.
Göbek Fıtığı Neden Oluşur? Risk Faktörleri

Göbek fıtığı, göbek halkasındaki bağ dokusunun karın içi basınca uzun süre direnememesi sonucu oluşur.
Yani tek bir olayla değil, çoğu zaman yıllara yayılan bir zorlanmayla ortaya çıkar. Halkanın doğuştan geniş kalması, bağ dokusunun yapısal olarak daha zayıf olması ve yaşla birlikte azalan doku esnekliği bu sürece zemin hazırlar.
Karın içi basıncı sürekli yükselten her durum riski artırır. Bu nedenle fıtık, çoğu hastada tek bir nedene değil, birkaç etkenin bir araya gelmesine bağlanır. Örneğin fazla kilolu ve aynı zamanda kronik öksürüğü olan bir kişide zorlanma katlanarak artar. Aşağıdaki başlıklar en sık karşılaşılan risk faktörleridir.
- Fazla kilo ve karın çevresinde biriken yağ dokusunun oluşturduğu sürekli basınç
- Gebelik süreci, özellikle çoğul gebelikler ve birbirini yakın izleyen doğumlar
- Kronik öksürüğe yol açan akciğer hastalıkları ve uzun süreli sigara kullanımı
- Uzun süren kabızlık ile tuvalette aşırı ıkınma alışkanlığı
- Prostat büyümesi gibi idrar yaparken zorlanmaya neden olan üriner sistem sorunları
- Karın içinde sıvı birikmesine yol açan ileri evre karaciğer hastalıkları
- Ağır kaldırmayı gerektiren meslekler ve hatalı teknikle yapılan güç egzersizleri
- Bağ dokusunun dayanıklılığını etkileyen kalıtsal yatkınlıklar ve önceki karın ameliyatları
Ani ve hızlı kilo alımı karın duvarına beklenmedik bir yük bindirir; hızlı kilo kaybı ise deri ve bağ dokusunda gevşemeye yol açarak var olan zayıflığı görünür kılar. Bu yüzden bazı hastalar fıtığı ancak kilo verdikten sonra fark eder.
Hangi etkenin ön planda olduğu kişiden kişiye değişir.
Risk faktörlerini bilmek yalnızca fıtığın nedenini anlamak için değil, tedavi planı için de gereklidir. Çünkü bu etkenler ameliyattan sonra da sürerse onarılan bölge yeniden zorlanır. Bu nedenle ayrıntılı öykü alınmadan, sadece şişliğe bakılarak verilen kararlar eksik kalır.
Göbek Fıtığı Belirtileri Nelerdir?

Göbek fıtığının en tipik belirtisi, göbek deliğinde ya da hemen çevresinde fark edilen yumuşak bir şişliktir. Bu şişlik ayakta dururken, öksürürken, gülerken ve ıkınırken belirginleşir; sırtüstü uzanıldığında küçülür ya da tamamen kaybolur. Elle hafifçe bastırıldığında içeri doğru gerileyebilmesi tipik bir bulgudur.
Erken dönemde ağrı olmayabilir. Kişi çoğu zaman şişliği duş alırken ya da giyinirken tesadüfen fark eder. Fıtık büyüdükçe bölgede gerginlik, basınç ve zorlanmayla artan künt bir rahatsızlık hissi ortaya çıkar. Uzun süre ayakta kalınan günlerin sonunda yakınmanın arttığı hastalar tarafından sık dile getirilir.
- Göbekte yumuşak kıvamlı, elle içeri itilebilen bir kabarıklık
- Öksürme, ıkınma ve ağır kaldırma sırasında gözle görülür biçimde büyüyen şişlik
- Bölgede gerginlik, batma ya da içeri doğru çekilme hissi
- Uzun süre ayakta kaldıkça artan, sırtüstü uzanınca belirgin biçimde hafifleyen rahatsızlık
- Şişliğin üzerindeki deride incelme, gerginlik ve renk değişikliği
- Bazı hastalarda yemek sonrası artan dolgunluk ve karında şişkinlik hissi
Belirtilerin şiddeti fıtığın boyutuyla her zaman orantılı değildir. Küçük bir fıtık belirgin ağrı yaparken, daha büyük bir fıtık uzun süre sessiz kalabilir. Bu nedenle yakınmanın hafif olması, durumun önemsiz olduğu anlamına gelmez ve değerlendirmeyi ertelemek için gerekçe sayılmaz.
Şişliğin elle geri itilememesi, sertleşmesi ve ağrının aniden şiddetlenmesi ise tamamen farklı bir tabloya işaret eder. Bu durum sıkışma olarak adlandırılır ve beklemeye uygun değildir. Belirtilerin ne anlama geldiği, ancak fizik muayene ve gerekiyorsa görüntüleme sonrasında netleşir.
Bebeklerde ve Yetişkinlerde Göbek Fıtığı Arasındaki Fark

Bebeklerdeki göbek fıtığı ile yetişkinlerdeki fıtık aynı isimle anılsa da seyirleri belirgin biçimde farklıdır. Bebeklerde temel sorun, göbek halkasının doğumdan sonra henüz tam kapanmamış olmasıdır.
Yetişkinlerde ise bir zamanlar kapanmış olan bölgenin yıllar içinde yeniden zayıflaması ve açılması söz konusudur.
Bu ayrım tedavi kararını doğrudan etkiler. Bebeklerde halka büyüme sürecinde kendiliğinden kapanabildiği için ilk yaklaşım genellikle izlemdir; ağlamak ya da ıkınmak fıtığı kalıcı hale getirmez. Yetişkinlerde ise kapanma beklenmez, fıtık zamanla ya aynı kalır ya da genişler.
| Özellik | Bebeklerde | Yetişkinlerde |
|---|---|---|
| Temel neden | Göbek halkasının kapanmasının tamamlanmaması | Karın duvarının sonradan zayıflaması |
| Kendiliğinden kapanma | Sık görülür, ilk yıllarda beklenir | Beklenmez |
| İlk yaklaşım | İzlem ve düzenli kontrol | Cerrahi değerlendirme |
| Ameliyat kararı | Kapanmazsa okul çağına doğru | Belirti verdiğinde ya da defekt büyüdüğünde |
| Sıkışma eğilimi | Daha nadirdir | Daha belirgindir |
| Onarım tekniği | Çoğunlukla primer dikişli onarım | Defekte göre primer ya da yamalı onarım |
Bebeklerde göbeğe bozuk para bantlamak, sıkı sargı sarmak ya da bandaj uygulamak gibi geleneksel yöntemler kapanmayı hızlandırmaz. Aksine ciltte tahrişe, kızarıklığa ve yara oluşumuna yol açabilir. Bu uygulamalardan kaçınmak, bunun yerine çocuk hekimi kontrolünde düzenli izlem yapmak daha doğru bir yaklaşımdır.
Yetişkinlerde fıtık bandajı da kalıcı bir çözüm sunmaz. Şişliği geçici olarak baskılayıp rahatlama sağlayabilir, ancak karın duvarındaki açıklığı onarmaz ve büyümesini durdurmaz.
Bandaj yalnızca ameliyatın planlandığı ara dönemde, hekim önerisiyle destek amacıyla gündeme gelebilir.
Sıkışma ve Boğulma: Acil Başvuru Gerektiren Durumlar
Sıkışma, fıtık kesesine giren dokunun geri dönemeyecek biçimde halkada kalmasıdır. Boğulma ise sıkışan bu dokunun kan akımının bozulması, yani beslenmesinin kesilmesidir.
İkisi de gecikmeye tahammülü olmayan tablolardır; boğulma söz konusuysa acil cerrahi girişim gerekebilir ve zaman doğrudan sonucu etkiler.
Göbek halkası dar olduğunda sıkışma olasılığı artar.
Küçük defektler bu yönüyle büyük olanlardan daha risklidir; çünkü dar açıklık, içine giren dokuyu adeta bir yüzük gibi kavrar ve geri dönüşünü engeller. Bu nedenle fıtığın küçük olması tek başına güven verici bir bulgu sayılmaz.
- Şişliğin sertleşmesi ve daha önce yapılabilen geri itmenin artık mümkün olmaması
- Bölgede aniden başlayan, dinlenmekle geçmeyen ve giderek artan şiddetli ağrı
- Şişlik üzerindeki derinin kızarması, morarması ya da parlak bir görünüm alması
- Bulantı, kusma ve karın genelinde yaygınlaşan ağrı
- Gaz ve dışkı çıkışının durması, karında belirgin şişkinlik
- Ateş yükselmesi, halsizlik ve genel durumda hızlı bozulma
Bu bulgulardan biri ortaya çıktığında evde beklemek, sıcak uygulama yapmak ya da şişliği zorla içeri itmeye çalışmak doğru değildir. Zorlama, sıkışan dokuya zarar verebilir. En yakın acil servise başvurmak gerekir; girişimin kapsamı, dokunun canlılığı görüldükten sonra ameliyat sırasında belirlenir.
Planlı bir onarım ile acil şartlarda yapılan girişim aynı şey değildir. Planlı ameliyatta hasta hazırlanır, yöntem önceden seçilir ve süreç daha öngörülebilir ilerler. Bu da fıtığın belirti vermeye başladığı dönemde değerlendirmeyi geciktirmemenin en önemli gerekçelerinden biridir.
Göbek Fıtığı Tanısı Nasıl Konur?

Göbek fıtığı tanısı çoğu hastada fizik muayeneyle konur. Hekim göbek bölgesini hem sırtüstü yatar hem de ayakta pozisyonda inceler, hastadan öksürmesini ya da ıkınmasını ister.
Bu sırada parmak ucuyla halkanın genişliği, kese içeriğinin geri dönüp dönmediği ve çevre dokunun durumu değerlendirilir.
Muayenede defektin çapı, kesenin içeriği, deri kalitesi ve karın duvarının genel dayanıklılığı not edilir. Bu bilgiler onarım yönteminin seçiminde belirleyicidir. Şişlik fark edildiğinde Konya genel cerrah değerlendirmesini ertelememek, sürecin daha kontrollü ilerlemesini ve seçeneklerin rahatça konuşulmasını sağlar.
Bazı durumlarda görüntüleme gerekir. Kilolu hastalarda karın duvarı kalınlığı muayeneyi zorlaştırabilir. Şişliğin fıtık mı yoksa yağ bezesi, kist ya da başka bir kitle mi olduğu net değilse ultrasonografi ilk seçenektir. Ultrason ayrıca defektin çapını ölçmeye ve kese içeriğini görmeye yardımcı olur.
Daha karmaşık olgularda, birden fazla defekt şüphesinde veya daha önce karın ameliyatı geçirmiş hastalarda bilgisayarlı tomografi istenebilir.
Tomografi karın duvarının tamamını haritalandırdığı için ameliyat planlamasına katkı sağlar. Hangi tetkikin gerekli olduğu, muayene bulgularına göre kişiye özel belirlenir.
Ameliyat planlanan hastalarda ayrıca kan tahlilleri, akciğer grafisi ve anestezi değerlendirmesi yapılır. Kronik öksürük, kabızlık ya da idrar yaparken zorlanma varsa bunlar ameliyat öncesinde ele alınır.
Aksi halde onarım sonrasında aynı zorlanma sürer ve iyileşen dokunun üzerindeki baskı devam eder.
Göbek Fıtığı Ameliyatı Yöntemleri

Göbek fıtığı ameliyatının amacı, fıtık kesesini karın içine yerleştirmek ve karın duvarındaki açıklığı kalıcı biçimde kapatmaktır. Bunun için iki temel onarım mantığı vardır: dokunun kendi kenarlarını dikerek kapatmak ya da bölgeyi sentetik bir yamayla desteklemek. Seçim, defektin çapına ve dokunun kalitesine göre yapılır.
Primer Dikişli Onarım
Primer onarımda halkanın kenarları uygun dikiş tekniğiyle karşı karşıya getirilir ve kapatılır; yabancı bir materyal kullanılmaz. Küçük çaplı defektlerde tercih edilen bu yöntem, göbek kıvrımından yapılan kısa bir kesiyle gerçekleştirilir. İşlem süresi kısadır ve doku gerginliği oluşmadığı sürece sağlam bir sonuç verir.
Yamalı Onarım
Defekt belli bir çapı aştığında dikiş hattında gerginlik oluşur; bu gerginlik nüks eğilimini artıran en önemli etkendir. Böyle durumlarda karın duvarı sentetik bir yamayla desteklenir. Yama, dokunun kendi iyileşme sürecine sağlam bir zemin sunar ve dikiş hattındaki yükü geniş bir alana dağıtır.
Açık ve Laparoskopik Yaklaşım
Açık cerrahide onarım doğrudan göbek üzerindeki kesiden yapılır ve defekt gözle görülerek kapatılır. Laparoskopik yöntemde ise karına birkaç küçük delikten girilir, kamera eşliğinde yama içeriden yerleştirilir. Laparoskopi özellikle geniş defektlerde, birden fazla açıklık bulunan olgularda ve tekrarlayan fıtıklarda gündeme gelir.
| Karşılaştırma | Primer dikişli onarım | Yamalı onarım |
|---|---|---|
| Uygun olduğu durum | Küçük çaplı defektler | Orta ve büyük çaplı defektler |
| Yöntem | Halkanın kendi dokusuyla kapatılması | Sentetik yamayla destekleme |
| Dikiş hattı gerginliği | Defekt büyüdükçe artar | Belirgin biçimde azdır |
| Nüks eğilimi | Büyük defektlerde daha yüksek | Daha düşük |
| Uygulama yolu | Genellikle açık cerrahi | Açık ya da laparoskopik |
| Karar aşaması | Muayene ve görüntüleme sonrası netleşir | Defekt boyutu ve hasta özelliklerine göre |
Anestezi seçimi de kişiye göre planlanır. Küçük fıtıklarda lokal anestezi uygulaması yeterli olabilirken, geniş defektlerde ya da laparoskopik yaklaşımda genel anestezi tercih edilir. Hastanın kalp ve akciğer durumu, kullandığı ilaçlar ve daha önceki anestezi deneyimleri bu kararda göz önünde bulundurulur.
Hangi yöntemin uygun olduğu sorusunun tek bir cevabı yoktur. Aynı çaptaki iki fıtık, farklı yaş ve yaşam düzenindeki iki hastada farklı biçimde onarılabilir. Bu nedenle yöntem, ameliyat öncesi hekim değerlendirmesiyle ve hastayla birlikte konuşularak belirlenir.
Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci

Ameliyat sonrası iyileşme, çoğu hastada birkaç haftaya yayılan kademeli bir süreçtir. Küçük fıtık onarımlarında aynı gün taburculuk mümkün olabilir; daha geniş girişimlerde bir gece hastanede kalmak gerekebilir. Bu süre defektin boyutuna, kullanılan yönteme ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak değişir.
İlk günlerde göbek çevresinde şişlik, morarma ve hareketle artan ağrı beklenen bulgulardır. Ağrı, hekimin önerdiği ilaçlarla kontrol altına alınır.
Erken dönemde yatakta kalmak yerine kısa yürüyüşlere başlamak dolaşımı destekler, akciğerlerin daha iyi havalanmasını sağlar ve iyileşmeye katkıda bulunur.
- Ameliyat bölgesini temiz ve kuru tutmak, pansuman talimatlarına eksiksiz uymak
- Öksürürken ve hapşırırken karnı elle destekleyerek dikiş hattını korumak
- İlk haftalarda ağır kaldırmaktan ve karın kaslarını zorlayan hareketlerden kaçınmak
- Kabızlığı önlemek için lifli beslenmek ve gün içinde yeterli su içmek
- Sigarayı bırakmak; öksürük hem dikiş hattını zorlar hem de doku iyileşmesini yavaşlatır
- Kontrol randevularını aksatmamak ve olağandışı bir bulguda hekime haber vermek
Masa başı işlere dönüş genellikle kısa sürede mümkün olur. Fiziksel güç gerektiren, ağır kaldırma veya uzun süre ayakta durma içeren işlerde ise bekleme süresi daha uzundur.
Spor ve ağır egzersiz için hekim onayı beklenmelidir; erken dönemde karın kaslarını zorlamak iyileşen dokuya zarar verebilir.
Yara yerinde artan kızarıklık, akıntı, ateş ya da giderek şiddetlenen ağrı gibi bulgular ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden hekime başvurmak gerekir. Toparlanma hızı kişiden kişiye değişir; yaş, ek hastalıklar ve beslenme düzeni bu süreyi etkiler. Tek bir takvim üzerinden konuşmak doğru olmaz.
Göbek Fıtığının Tekrarlamasını Önlemek
Göbek fıtığının tekrarlaması, onarılmış bölgede aynı zayıflığın yeniden ortaya çıkmasıdır. Nüks riski uygun teknik seçildiğinde düşüktür; ancak karın içi basıncı artıran koşullar sürerse bu risk yeniden yükselir. Bu nedenle ameliyat, sürecin sonu değil, sağlıklı bir karın duvarı için atılan ilk adım olarak görülmelidir.
Fıtığa zemin hazırlayan etkenler ameliyattan sonra da devam ediyorsa, onarılan bölge aynı yükle yeniden karşılaşır.
Kilo kontrolü, kronik öksürüğün tedavisi ve bağırsak düzeninin sağlanması bu yüzden cerrahinin doğal devamı sayılır. Bu adımlar aynı zamanda genel sağlığı da olumlu yönde etkiler.
- Sağlıklı kiloya kademeli biçimde ulaşmak ve bu kiloyu korumak
- Kronik öksürüğün nedenini araştırıp uygun biçimde tedavi ettirmek
- Kabızlığı beslenme düzeniyle ve gerekiyorsa hekim önerisiyle kontrol altına almak
- Ağır kaldırırken belden değil dizlerden çökerek doğru tekniği kullanmak
- Karın kaslarını dengeli biçimde güçlendiren egzersizleri hekim onayıyla yapmak
- Sigarayı bırakarak doku iyileşmesini ve dolaşımı desteklemek
Ameliyat sonrası ilk aylarda karın duvarı henüz tam gücüne ulaşmamıştır. Doku iyileşmesi görünenden daha uzun sürer; dıştan yara kapanmış olsa bile derindeki tabakalar güçlenmeye devam eder. Bu dönemde acele edip ağır yüklere dönmek, sonradan sorun çıkma olasılığını belirgin biçimde artırır.
Düzenli kontrollere gitmek de önleyici bir adımdır. Kontrolde onarım bölgesi elle değerlendirilir, gerekirse görüntüleme yapılır ve erken bir zayıflık varsa fark edilir. Sabırlı bir toparlanma ile düzenli takip, uzun vadeli sonuç açısından belirleyici olan iki unsurdur.
Sonuç

Konya göbek fıtığı şikâyeti, göbek bölgesinde fark edilen küçük bir kabarıklıkla başlayan ancak zamanla büyüyebilen bir karın duvarı sorunudur. Erken değerlendirme, seçenekleri daha rahat konuşmayı ve daha planlı bir süreç yürütmeyi sağlar.
Bebeklerde izlem çoğu zaman yeterliyken yetişkinlerde kalıcı çözüm cerrahi onarımdır. Yöntem seçimi defektin boyutuna, karın duvarının durumuna, hastanın yaşam düzenine ve genel sağlık durumuna göre yapılır. Bu karar muayene sonrası netleşir ve tek bir yöntem herkes için uygun değildir.
Şişliğin sertleşmesi, geri itilememesi ya da ağrının aniden artması gecikmeye uygun değildir. Bu tür bulgularda vakit kaybetmeden başvurmak, sürecin daha basit bir girişimle sonuçlanma olasılığını artırır.
Ameliyat sonrasında ise risk faktörlerini kontrol altında tutmak, uzun vadeli sonucun en önemli belirleyicisidir.
Klinik adresimiz
Göbek Fıtığı ve genel cerrahinin tüm başlıkları için hasta kabulü Özel Ereğli Bilge Hastanesi’nde yapılmaktadır. Muayene ve randevu bilgisi için lütfen iletişime geçiniz.
Göbek Fıtığı Hakkında Sık Sorulanlar
Bebeklerde göbek halkası büyüme sürecinde kapanabildiği için fıtık kendiliğinden düzelebilir ve ilk yıllarda izlem tercih edilir. Yetişkinlerde ise böyle bir kapanma beklenmez; zayıflayan bölge zamanla ya aynı kalır ya da genişler. Kalıcı çözüm cerrahi onarımdır ve bu karar hekim değerlendirmesiyle, defektin boyutu ölçülerek verilir.
Randevu talebi oluşturunİşlem süresi defektin boyutuna ve seçilen yönteme göre değişir. Küçük bir fıtığın primer dikişle onarımı kısa sürerken, yama kullanılan ya da laparoskopik yapılan girişimler daha uzun sürebilir. Hastanın daha önce geçirdiği karın ameliyatları ve doku yapışıklıkları da süreyi etkiler; kesin bilgi ameliyat planlaması sırasında paylaşılır.
Randevu talebi oluşturunHayır, yama her hastada gerekmez. Küçük defektlerde dokunun kendi kenarları gerginlik oluşturmadan karşı karşıya getirilebilir. Ancak açıklık belirli bir çapı aştığında dikiş hattındaki yük artar ve bu durumda yamalı onarım tercih edilir. Karar, defektin muayene ve gerekiyorsa görüntülemeyle ölçülmesinden sonra verilir.
Randevu talebi oluşturunMasa başı işlerde çalışanlar genellikle kısa sürede işlerine dönebilir. Ağır kaldırma, uzun süre ayakta durma ya da bedensel güç gerektiren işlerde bekleme süresi daha uzundur. Toparlanma hızı kişiden kişiye değişir; dönüş zamanı kontrol muayenesinde yara iyileşmesi ve karın duvarının durumu değerlendirildikten sonra belirlenir.
Randevu talebi oluşturunTutmaz. Fıtık bandajı ya da korsesi şişliği geçici olarak baskılayıp rahatlama sağlayabilir, ancak karın duvarındaki açıklığı kapatmaz ve fıtığın büyümesini durdurmaz. Uzun süreli kullanım ciltte tahrişe yol açabilir. Bandaj yalnızca ameliyatın planlandığı ara dönemde hekim önerisiyle destek amacıyla gündeme gelebilir.
Randevu talebi oluşturunGebelikte karın içi basıncın artması mevcut zayıflığı belirginleştirebilir. Şikâyet hafifse genellikle gebelik boyunca izlem tercih edilir ve onarım doğum sonrasına bırakılır. Ancak şişlik sertleşir, geri itilemez ve ağrı başlarsa vakit kaybetmeden başvurulmalıdır. Yaklaşım, kadın doğum hekimiyle birlikte ve gebeliğin haftasına göre planlanır.
Randevu talebi oluşturunOnarım genellikle göbek kıvrımı içinden ya da hemen çevresinden yapılan bir kesiyle gerçekleştirildiği için iz büyük ölçüde bu doğal katlantının içinde kalır. Laparoskopik yaklaşımda kesiler daha küçüktür. İzin görünümü cilt tipine, yara iyileşme özelliklerine ve bakıma bağlı olarak kişiden kişiye değişir.
Randevu talebi oluşturunFıtık Cerrahisi diğer tedaviler
- Kapalı (Laparoskopik) Kasık Fıtığı AmeliyatıKasık fıtığının küçük kesilerle laparoskopik yama tekniğiyle onarımı.
- Kesi Yeri FıtığıÖnceki ameliyat kesisinde oluşan fıtığın yama ile onarımı.
- Epigastrik HerniGöbek üstü orta hat fıtıklarının cerrahi onarımı.
- Femoral HerniUyluk kanalındaki fıtığın boğulma riski gözetilerek onarımı.
- Spigelian HerniaKarın yan duvarında görülen nadir Spigel fıtığının onarımı.
Bu sayfadaki bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Tanı ve tedavi kararı; muayene, tetkik sonuçları ve hastanın genel durumu birlikte değerlendirilerek verilir.
Göbek Fıtığı için değerlendirme randevusu
Size en uygun tedavi planı, ayrıntılı muayene ve tetkiklerinizin değerlendirilmesi sonrasında birlikte belirlenir.

