Konya Femoral Herni
Konya femoral herni tedavisi, kasık bağının altındaki dar kanaldan çıkan fıtıkların onarımını içeren, sıkışma riski nedeniyle ertelenmemesi gereken cerrahidir.
Bu fıtık tipi, karın içindeki bir organ parçasının ya da yağ dokusunun femoral kanal denilen dar bir boşluğa girmesiyle ortaya çıkar. Kanalın kenarları sert ve esnemeyen yapılardan oluştuğu için içine giren doku kolayca sıkışabilir. Bu yüzden femoral herni, karın duvarı fıtıkları arasında en dikkat gerektiren gruplardan biri olarak kabul edilir.
Kasıkta küçük bir şişlik ya da tarif edilmesi zor bir dolgunluk hissi, çoğu zaman ilk uyarıdır. Belirtiler silik olduğu için tanı gecikebilir. Op. Dr. Sultan Ayaz, Konya'da genel cerrahi alanında karın duvarı fıtıklarının değerlendirmesi ve cerrahi onarımıyla ilgilenmektedir; bu yazıda femoral herninin tüm yönlerini bulacaksınız.
Femoral Herni Nedir?

Femoral herni, karın içi dokuların kasık bağının altında yer alan femoral kanaldan dışarı doğru itilmesiyle oluşan bir karın duvarı defektidir. Bacağa giden ana damarların geçtiği bu dar geçitte normalde küçük bir boşluk bulunur; bu boşluğun genişlemesiyle fıtık kesesi buradan aşağı doğru ilerler.
Fıtık kesesinin içinde çoğunlukla karın zarına ait yağ dokusu ya da ince bağırsağın kısa bir bölümü bulunur. Kese, uyluk kökünde deri altına doğru uzanır ve bu nedenle şişlik kasıktan çok bacağın üst iç kısmında hissedilir. Konum farkı, tanıda belirleyici ipuçlarından biridir.
Femoral kanal, çevresi kemik ve sert bağ dokularıyla sınırlanmış bir tünel gibidir. Genişleme kapasitesi neredeyse yoktur. İçine giren doku bir kez sıkıştığında kendiliğinden geri dönme şansı düşüktür. Bu anatomik özellik, femoral herniyi diğer kasık fıtıklarından ayıran en önemli noktadır.
Fıtık, karın duvarındaki bir zayıflığın sonucudur ve kas egzersizleriyle, kuşak kullanımıyla ya da ilaçla kapanmaz. Kalıcı çözüm, defektin cerrahi olarak onarılmasıdır. Hangi yöntemin uygun olduğu ise hekim değerlendirmesiyle, muayene ve görüntüleme bulguları birlikte ele alınarak belirlenir.
Femoral herni, kasık bölgesindeki fıtıklar arasında daha seyrek rastlanan bir tiptir. Buna karşılık acil şartlarda ameliyat edilen kasık fıtıkları içindeki payı dikkat çekicidir. Yani az görülür ama görüldüğünde daha çabuk sorun çıkarır. Bu ikili özellik, hastalığın erken tanınmasını daha da önemli kılar.
Femoral Herni Neden Oluşur? Kimlerde Daha Sık Görülür?

Femoral herni, femoral kanalı çevreleyen bağ dokusunun zayıflaması ve karın içi basıncın uzun süre yüksek seyretmesi sonucunda gelişir. Kanal girişindeki doku zamanla incelir, karın içi basınç arttıkça bu noktadan dışarı doğru bir itilme başlar ve küçük bir kese oluşur.
Kadınlarda erkeklere göre belirgin biçimde daha sık görülür. Bunun temel nedeni leğen kemiğinin anatomik yapısıdır: kadınlarda pelvis daha geniştir ve femoral halka daha büyük bir açıklık bırakır. Doğum sayısının fazlalığı ve gebelik döneminde artan karın içi basınç da bu zemini hazırlar.
Yaşın ilerlemesiyle bağ dokusunun dayanıklılığı azalır. Bu nedenle femoral herni, orta ve ileri yaş grubundaki kadınlarda daha çok karşımıza çıkar. Genç yaşta görülmesi ise daha az rastlanan bir durumdur ve genellikle zorlayıcı bir tetikleyiciyle birlikte ortaya çıkar.
Karın içi basıncı sürekli yükselten durumlar riski artıran başlıca etkenlerdir:
- Uzun süreli ve inatçı öksürükle seyreden akciğer hastalıkları
- Kronik kabızlık ve tuvalette uzun süre ıkınma alışkanlığı
- Ağır yük kaldırmayı gerektiren meslekler ve kontrolsüz kuvvet antrenmanları
- Çok sayıda doğum yapmış olmak ve gebelik dönemindeki basınç artışı
- Hızlı ve aşırı kilo kaybına bağlı doku desteğinin azalması
- Prostat büyümesi ya da idrar yaparken zorlanmaya yol açan durumlar
- Sigara kullanımı ve bağ dokusunu etkileyen yapısal hastalıklar
Daha önce kasık bölgesinden ameliyat geçirmiş kişilerde de femoral bölgede zayıflama görülebilir. Klasik kasık fıtığı onarımı sonrası dönemde ortaya çıkan kasık şişlikleri, bazen aynı fıtığın tekrarı değil femoral kanaldan çıkan yeni bir herni olabilir. Bu ayrım muayene sonrası netleşir.
Femoral herni çoğu zaman tek bir zorlanma anında değil, yıllar içinde yavaşça gelişir. Kişi genellikle şişliği ne zaman fark ettiğini net söyleyemez. Bağ dokusunun yapısal özelliği de belirleyicidir; ailesinde fıtık öyküsü bulunan kişilerde zemin daha hazırlıklı olabilir.
Femoral Herni Belirtileri Nelerdir?

Femoral herninin en tipik belirtisi, kasık bağının hemen altında, uyluğun üst iç kısmında hissedilen küçük ve yuvarlak bir şişliktir. Bu şişlik genellikle ceviz büyüklüğünü aşmaz; ayakta dururken ve ıkınırken belirginleşir, uzanınca kaybolabilir ya da küçülür.
Şişliğin küçük olması, hastalığın hafif seyrettiği anlamına gelmez. Aksine dar kanaldan çıkan küçük keseler daha kolay sıkışır. Bazı kişilerde ele gelen bir kitle hiç fark edilmez; tek yakınma kasıkta zaman zaman ortaya çıkan çekilme, batma ya da rahatsızlık hissidir.
Dikkat edilmesi gereken belirtiler şunlardır:
- Kasık bağının altında, uyluk köküne doğru uzanan sert veya yumuşak bir şişlik
- Ayakta durunca, öksürünce ya da ıkınınca artan dolgunluk ve baskı hissi
- Uzun yürüyüş veya ağır kaldırma sonrası bölgede beliren künt ağrı
- Kasıktan uyluk iç yüzüne doğru yayılan zonklayıcı rahatsızlık
- Şişliğin sertleşmesi, elle yerine itilememesi ve dokunmakla ağrıması
- Bulantı, kusma, karın şişkinliği ve gaz-gaita çıkışının durması
Listenin son iki maddesi acil durum işaretidir. Şişlik sertleşip yerine itilemiyorsa ve buna karın ağrısı, bulantı, kusma eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır. Bu tablo, fıtık içeriğinin sıkıştığını ve dolaşımının bozulmaya başladığını düşündürür.
Şikayetler gün içinde değişkenlik gösterebilir. Sabah hiç hissedilmeyen dolgunluk, ayakta geçirilen uzun bir günün ardından akşam belirginleşebilir. Bazı kişilerde ise fıtık hiç fark edilmez ve ilk bulgu doğrudan bağırsak tıkanıklığı tablosuyla ortaya çıkar. Bu, tanının neden gecikebildiğini açıklar.
Femoral Herni ile Kasık Fıtığı Arasındaki Fark

İki fıtığın temel farkı çıkış yerinde ve kasık bağına göre konumdadır. İnguinal yani klasik kasık fıtığı, kasık bağının üstünde kalan inguinal kanaldan çıkar. Femoral herni ise bu bağın altından, damarların geçtiği femoral kanaldan aşağı doğru ilerler.
Şişlik her iki durumda da kasık bölgesinde hissedildiği için hastalar tarafından, hatta bazen ilk muayenede karıştırılabilir. Ayrımı yapan nokta, elle yapılan değerlendirmede kitlenin kasık bağının hangi tarafında yer aldığıdır. Şüphe kaldığında görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır.
| Özellik | Femoral herni | İnguinal (klasik kasık) fıtığı |
|---|---|---|
| Çıkış yeri | Femoral kanal; damarların geçtiği dar tünel | İnguinal kanal; daha geniş ve esneyebilen geçit |
| Kasık bağına göre konum | Bağın altında, uyluk köküne doğru | Bağın üstünde, kasık çizgisi hizasında |
| Cinsiyet dağılımı | Kadınlarda belirgin biçimde daha sık | Erkeklerde daha sık |
| Kese boyutu | Genellikle küçük, bazen elle zor fark edilir | Çoğu zaman daha büyük ve kolay fark edilir |
| Sıkışma ve boğulma riski | Yüksek; kanal dar ve sert kenarlı | Daha düşük; kanal görece esnek |
| Tedavi önceliği | Belirti versin vermesin ameliyat önerilir | Duruma göre planlı cerrahi zamanlaması yapılabilir |
Tablodaki en kritik satır tedavi önceliğidir. Küçük ve belirtisiz bir inguinal fıtıkta hekimle birlikte bekleme kararı verilebilirken, femoral hernide bu yaklaşım uygun değildir. Riskin yapısal olması, kararı doğrudan cerrahi onarım yönünde şekillendirir.
İki fıtık tipi aynı kişide birlikte de bulunabilir. Bu nedenle cerrahi sırasında yalnızca fark edilen kese ile yetinilmez; kasık bölgesindeki diğer zayıf noktalar da değerlendirilir. Gözden kaçan ikinci bir defekt, ilerleyen dönemde yeni bir şişlik olarak karşımıza çıkabilir.
Sıkışma ve Boğulma Riski Neden Yüksektir?
Femoral hernide sıkışma riskinin yüksek olmasının nedeni tamamen anatomiktir. Femoral halka; önde kasık bağı, arkada leğen kemiğinin sert kenarı ve içte yine sert bir bağ dokusuyla çevrilidir. Bu üç sınır esnemez, dolayısıyla kanal genişleyerek içindeki dokuya yer açamaz.
Kese içine giren bağırsak ya da yağ dokusu, karın içi basınç arttığında bu dar geçide itilir. Basınç normale döndüğünde doku geri çekilemez ve kanalda hapsolur. Buna inkarserasyon, yani sıkışma denir. Şişlik bu aşamada sertleşir ve elle yerine itilemez hale gelir.
Sıkışma devam ederse sıkışan dokunun damar beslenmesi bozulur. Önce toplardamar dönüşü engellenir, doku şişer, ardından atardamar kanlanması da kesilir. Bu tabloya strangülasyon yani boğulma adı verilir ve dokunun canlılığını yitirmesiyle sonuçlanabilir.
Bağırsak sıkıştığında aynı zamanda bağırsak tıkanıklığı gelişir. Karın şişer, kusma başlar, gaz ve gaita çıkışı durur. Bu noktadan sonra ameliyat acil koşullarda yapılır; bazen yalnızca fıtık onarımı yetmez, canlılığını yitirmiş bağırsak bölümünün çıkarılması gerekebilir.
Acil şartlarda yapılan cerrahi ile planlı cerrahi arasında iyileşme süreci açısından belirgin fark vardır. Planlı bir onarımda hasta hazırlanır, eşlik eden hastalıklar kontrol altına alınır ve girişim daha küçük bir kesiden tamamlanabilir. Acil tabloda ise süreç uzar ve daha zorlu geçer.
Femoral hernide bazen bağırsak duvarının tamamı değil yalnızca bir kenarı kanalda sıkışır. Bu durumda bağırsak geçişi sürdüğü için tıkanıklık belirtileri ortaya çıkmayabilir; hasta yalnızca kasıkta ağrı tarifler. Oysa sıkışan duvar bölümünün dolaşımı bozulmaktadır. Sinsi seyrettiği için özellikle dikkat gerektiren bir tablodur.
Sıkışan fıtığı elle yerine itmeye çalışmak sakıncalıdır. Bilinçsiz zorlama, dolaşımı bozulmuş dokunun karın içine geri gönderilmesine yol açabilir ve tablo daha da ağırlaşır. Sert, ağrılı ve yerine dönmeyen bir şişlik fark edildiğinde yapılması gereken tek şey, en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurmaktır.
Femoral Herni Tanısı Nasıl Konur?

Tanı, deneyimli bir hekimin yaptığı fizik muayeneyle başlar. Hasta hem ayakta hem de sırtüstü yatar pozisyonda değerlendirilir; öksürtme ve ıkındırma manevralarıyla şişliğin belirginleşip belirginleşmediğine bakılır. Kitlenin kasık bağına göre konumu bu aşamada belirlenir.
Şişliğin küçük olduğu, kilolu hastalarda ya da bulguların silik kaldığı durumlarda muayene tek başına yeterli olmayabilir. Böyle durumlarda ilk tercih edilen görüntüleme yöntemi kasık ultrasonografisidir. Ultrason, keseyi ve içeriğini gösterir; ıkınma sırasında dinamik olarak da inceleme yapılabilir.
Şüphenin sürdüğü, tekrarlayan fıtık düşünülen ya da acil tablonun eşlik ettiği durumlarda bilgisayarlı tomografi istenebilir. Tomografi, fıtık kesesinin tam yerini, içeriğini ve bağırsak tıkanıklığı bulunup bulunmadığını ayrıntılı biçimde ortaya koyar. Görüntülemenin gerekliliği kişiden kişiye değişir.
Kasıkta şişlik yapan tek durum fıtık değildir. Lenf bezi büyümeleri, yağ bezeleri, damar genişlemeleri ve kalça eklemine ait sorunlar benzer bulgular verebilir. Bu nedenle kasığında yeni bir şişlik fark eden kişinin bir Konya genel cerrah muayenesiyle ayırıcı tanısını yaptırması önemlidir.
Hasta öyküsü de en az muayene kadar yol göstericidir. Şişliğin ne zaman fark edildiği, zamanla büyüyüp büyümediği, yatınca kaybolup kaybolmadığı ve daha önce yerine itilip itilemediği sorgulanır. Geçirilmiş ameliyatlar ve kullanılan kan sulandırıcı ilaçlar da bu aşamada kayıt altına alınır.
Femoral Herni Ameliyatı Neden Ertelenmemelidir?

Femoral hernide ameliyat, belirti olsun ya da olmasın önerilir; çünkü sıkışma riski fıtığın büyüklüğüne değil kanalın yapısına bağlıdır. Küçük ve ağrısız bir kese bile herhangi bir anda hapsolabilir. Bekleme yaklaşımı, bu fıtık tipinde uygun bir seçenek olarak kabul edilmez.
Diğer karın duvarı fıtıklarında hekim, hastanın yaşı ve genel durumunu göz önünde bulundurarak takip kararı verebilir. Femoral hernide bu esneklik yoktur. Tanı konduğu andan itibaren cerrahi planlama yapılır ve girişim makul bir süre içinde gerçekleştirilir.
Erteleme, ameliyatın acil koşullarda yapılma olasılığını artırır. Acil girişimlerde hasta hazırlıksızdır, eşlik eden hastalıklar düzenlenememiştir ve bağırsak rezeksiyonu gerekme ihtimali doğar. Bu da hastanede kalış süresini ve iyileşme sürecini uzatan bir tablodur.
Planlı ameliyatta ise süreç öngörülebilirdir. Kan tetkikleri, gerekli görülen kalp ve akciğer değerlendirmeleri önceden tamamlanır; kullanılan kan sulandırıcı ilaçların düzenlenmesi yapılır. Ameliyat zamanlaması, hastanın günlük hayatına uygun biçimde birlikte belirlenir.
Erteleme, ileri yaştaki ve kalp, akciğer, şeker hastalığı gibi ek sorunları bulunan kişilerde daha da riskli olur. Bu kişiler planlı bir girişimi rahat tolere edebilirken, hazırlıksız yakalanılan acil bir ameliyat aynı ölçüde kolay atlatılmayabilir. Zamanlama kararı bu nedenle hekimle birlikte erkenden verilmelidir.
Ameliyat kararı verilirken hastanın gündelik hayatı da gözetilir. İş, seyahat ya da bakım sorumluluğu gibi nedenlerle kısa bir zaman planlaması yapılabilir. Buradaki fark, kontrollü bir bekleyişle belirsiz bir ertelemeyi ayırmaktır; süreç hekim değerlendirmesiyle takvimlendirildiğinde risk yönetilebilir kalır.
Femoral Herni Ameliyatı Yöntemleri

Femoral herni ameliyatının amacı, fıtık kesesini femoral kanaldan geri yerleştirmek ve genişlemiş olan halkayı kalıcı biçimde kapatmaktır. Bu iki adım hangi teknikle yapılırsa yapılsın değişmez; farklılık kesinin yerinde, boyutunda ve kanalın nasıl desteklendiğindedir.
Açık Onarım
Açık yöntemde kasık bölgesine ya da doğrudan şişliğin üzerine küçük bir kesi yapılır. Kese bulunur, içeriği kontrol edilir ve karın içine geri yerleştirilir. Ardından femoral halka, sentetik bir yama ya da uygun dikiş tekniğiyle kapatılır. Yerel dokular gergin bırakılmadan onarılır.
Yama kullanımı, onarılan bölgenin gerginlik olmadan desteklenmesini sağlar ve nüks riskini azaltır. Kullanılacak yamanın tipi ve boyutu, defektin genişliğine ve hastanın doku yapısına göre seçilir. Bazı durumlarda küçük bir tıkaç şeklindeki materyal tercih edilebilir.
Laparoskopik Yaklaşım
Kapalı yöntemde karın duvarındaki birkaç küçük delikten kamera ve ince aletler ilerletilir. Femoral bölge içeriden görüntülenir, kese geri çekilir ve kasık bölgesindeki tüm zayıf noktalar tek bir yamayla arkadan desteklenir. Bu yaklaşım, iki taraflı ya da tekrarlayan fıtıklarda avantaj sağlayabilir.
Kapalı yöntem genel anestezi gerektirir ve her hastaya uygun değildir. Kalp-akciğer rezervi sınırlı olan, daha önce karın alt bölgesinden geniş cerrahi geçirmiş kişilerde açık teknik tercih edilebilir. Yöntem seçimi, hekim değerlendirmesiyle ve hastanın özellikleri gözetilerek yapılır.
Acil Şartlarda Ameliyat
Sıkışmış ya da boğulmuş bir fıtıkta öncelik, hapsolan dokunun serbestleştirilmesi ve canlılığının değerlendirilmesidir. Doku canlıysa karın içine yerleştirilir ve onarım tamamlanır. Canlılığını yitirmişse ilgili bağırsak bölümü çıkarılıp uçlar birleştirilir; bu durumda yama kullanımı kararı ayrıca değerlendirilir.
Anestezi tercihi de duruma göre değişir. Planlı açık onarımlarda bölgesel ya da lokal anestezi uygulaması yeterli olabilirken, kapalı yöntemde ve acil girişimlerde genel anestezi gerekir. Hangi seçeneğin uygun olduğu, anestezi hekiminin ön değerlendirmesiyle netleşir.
Yöntem seçiminde fıtığın tek mi çift taraflı olduğu, daha önce onarım yapılıp yapılmadığı, hastanın yaşı, kilosu, meslek yükü ve eşlik eden hastalıkları birlikte değerlendirilir. Ameliyat öncesinde kan sulandırıcı ilaçların düzenlenmesi, açlık süresi ve gerekli tetkikler hastaya ayrıntılı biçimde anlatılır.
Onarımın kalıcılığını belirleyen unsur, kullanılan tekniğin adı değil defektin gerginlik oluşturmadan ve yeterli genişlikte kapatılmasıdır. Femoral halkanın sınırlarının doğru tanınması, komşu damar yapılarının korunması ve yamanın uygun biçimde yerleştirilmesi sonucu doğrudan etkiler. Bu nedenle deneyimli bir ekiple çalışmak önemlidir.
Ameliyat Sonrası İyileşme ve Takip
Planlı yapılan femoral herni onarımı sonrasında hastaların önemli bir bölümü aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilebilir. Ameliyat bölgesinde ilk günlerde gerginlik, hafif şişlik ve morarma görülmesi olağandır; bunlar birkaç hafta içinde kendiliğinden geriler.
Ağrı kontrolü hekimin önerdiği ilaçlarla sağlanır. Erken dönemde kısa yürüyüşlere başlanması, hem dolaşımı destekler hem de akciğer komplikasyonlarının önüne geçer. Yatak istirahati uzun tutulmaz; hareket, iyileşmenin engelleyicisi değil destekleyicisidir.
İyileşme döneminde dikkat edilmesi gerekenler şöyle özetlenebilir:
- İlk haftalarda ağır yük kaldırmaktan ve zorlayıcı ıkınmadan kaçınmak
- Kabızlığı önlemek için lifli beslenmek ve yeterli sıvı almak
- Öksürük varsa hekime bildirmek ve tedavi edilmesini sağlamak
- Yara bölgesini temiz ve kuru tutmak, pansuman önerilerine uymak
- Sigarayı bırakmak; doku iyileşmesini olumsuz etkiler
- Kontrol randevularını aksatmadan yaptırmak
Masa başı işlerde çalışanlar genellikle kısa süre içinde işe dönebilir; fiziksel güç gerektiren mesleklerde bu süre uzar. Spora dönüş de kademeli planlanır. Kesin süreler kişiden kişiye değişir ve ameliyatın türüyle birlikte hastanın genel durumuna bağlıdır.
Uygun teknikle yapılan onarımdan sonra nüks riski düşüktür. Yine de ateş, artan kızarıklık, yara yerinden akıntı ya da giderek şiddetlenen ağrı gibi bulgular ortaya çıkarsa beklemeden hekime başvurulmalıdır. Erken müdahale, sürecin sorunsuz ilerlemesi açısından önemlidir.
Duş alma, araç kullanma ve cinsel yaşama dönüş zamanlaması hekim tarafından kişiye özel belirlenir. Ameliyat bölgesinde ya da uyluğun üst kısmında geçici uyuşukluk, karıncalanma hissi olabilir; bu genellikle zamanla azalır. Kalıcı hale gelen his değişikliklerinin kontrolde bildirilmesi gerekir.
Beslenme ameliyattan kısa süre sonra kademeli olarak normale döner. Önce sıvı gıdalarla başlanır, ardından normal öğünlere geçilir. Bağırsakların rahat çalışması için lifli gıdalar öne çıkarılır; gerekirse hekim yumuşatıcı destek önerebilir. Kabızlığın önlenmesi, onarılan bölgenin zorlanmaması açısından değerlidir.
Sonuç

Konya femoral herni tanısı alan kişilerde en doğru yaklaşım, cerrahi onarımı geciktirmemektir. Fıtığın küçük olması ya da ağrı yapmaması riski azaltmaz; belirleyici olan femoral kanalın dar ve esnemeyen yapısıdır.
Kasık bağının altında beliren, uyluk köküne doğru uzanan bir şişlik fark edildiğinde bunun klasik kasık fıtığı sanılıp bekletilmesi doğru değildir. Ayırıcı tanının doğru yapılması, sürecin planlı bir ameliyatla mı yoksa acil bir girişimle mi sonuçlanacağını belirler.
Genel cerrahi değerlendirmesinde muayene, gerekiyorsa ultrason ya da tomografi ile birlikte ele alınır; ardından hastanın yaşına, genel sağlık durumuna ve fıtığın özelliklerine uygun yöntem seçilir. Tedavi planı her zaman kişiye özeldir ve muayene sonrası netleşir.
Kasığında ya da uyluk kökünde yeni bir şişlik fark eden, bu bölgede ağrı ve dolgunluk tarifleyen kişilerin genel cerrahi muayenesi için randevu oluşturması önerilir. Op. Dr. Sultan Ayaz, Konya'da karın duvarı fıtıklarının tanısı ve cerrahi onarımı konusunda hastalarını değerlendirmektedir.
Klinik adresimiz
Femoral Herni ve genel cerrahinin tüm başlıkları için hasta kabulü Özel Ereğli Bilge Hastanesi’nde yapılmaktadır. Muayene ve randevu bilgisi için lütfen iletişime geçiniz.
Femoral Herni Hakkında Sık Sorulanlar
Hayır. Femoral herni, karın duvarındaki yapısal bir açıklıktan kaynaklanır ve bu açıklık kendiliğinden kapanmaz. Egzersiz, kuşak kullanımı, masaj ya da ilaç tedavisi defekti onarmaz; yalnızca şikayetleri geçici olarak hafifletebilir. Kalıcı çözüm cerrahi onarımdır ve tanı konduğunda geciktirilmemesi önerilir.
Randevu talebi oluşturunPlanlı yapılan bir femoral herni onarımı genellikle kısa süren girişimlerdendir. Süre; seçilen yönteme, defektin boyutuna, fıtık kesesinin içeriğine ve daha önce geçirilmiş ameliyat olup olmadığına göre değişir. Sıkışma nedeniyle bağırsak değerlendirmesi gerekirse süre uzar. Kesin süre hekim değerlendirmesiyle önceden aktarılır.
Randevu talebi oluşturunÇoğu planlı onarımda femoral halkayı gerginlik oluşturmadan desteklemek için sentetik yama tercih edilir. Yamanın tipi ve boyutu defektin genişliğine göre seçilir. Bağırsak dolaşımının bozulduğu acil vakalarda ise yama kullanımı ayrıca değerlendirilir ve gerektiğinde farklı bir onarım tekniğine geçilebilir.
Randevu talebi oluşturunBunun nedeni leğen kemiğinin anatomik yapısıdır. Kadınlarda pelvis daha geniştir ve femoral halka daha büyük bir açıklık bırakır. Gebelik döneminde artan karın içi basınç ile doğum sayısının fazlalığı da bu bölgedeki bağ dokusunu zorlar. Bu etkenler bir araya geldiğinde fıtık gelişimi kolaylaşır.
Randevu talebi oluşturunMasa başı işlerde çalışanlar genellikle kısa bir dinlenme döneminin ardından işlerine dönebilir. Ağır yük kaldırmayı gerektiren mesleklerde bu süre belirgin biçimde uzar ve dönüş kademeli planlanır. Süre; uygulanan yönteme, iyileşme hızına ve eşlik eden hastalıklara göre kişiden kişiye değişir.
Randevu talebi oluşturunHayır. Kasık bölgesinde lenf bezi büyümeleri, yağ bezeleri, damar genişlemeleri ya da kalça eklemine ait sorunlar da şişlik yapabilir. Bu nedenle ele gelen her kitle fıtık olarak yorumlanmamalıdır. Ayırıcı tanı, genel cerrahi muayenesi ve gerektiğinde ultrasonografi ile yapılır.
Randevu talebi oluşturunUygun teknikle ve yeterli destekle yapılan onarımlardan sonra nüks nadir görülür. Ancak kronik öksürük, inatçı kabızlık, sigara kullanımı ve erken dönemde ağır kaldırma gibi karın içi basıncı artıran etkenler riski yükseltir. Bu nedenle ameliyat sonrası önerilere uyulması ve kontrollerin aksatılmaması önemlidir.
Randevu talebi oluşturunFıtık Cerrahisi diğer tedaviler
- Kapalı (Laparoskopik) Kasık Fıtığı AmeliyatıKasık fıtığının küçük kesilerle laparoskopik yama tekniğiyle onarımı.
- Göbek FıtığıGöbek çevresi fıtığının açık veya kapalı yöntemle onarımı.
- Kesi Yeri FıtığıÖnceki ameliyat kesisinde oluşan fıtığın yama ile onarımı.
- Epigastrik HerniGöbek üstü orta hat fıtıklarının cerrahi onarımı.
- Spigelian HerniaKarın yan duvarında görülen nadir Spigel fıtığının onarımı.
Bu sayfadaki bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Tanı ve tedavi kararı; muayene, tetkik sonuçları ve hastanın genel durumu birlikte değerlendirilerek verilir.
Femoral Herni için değerlendirme randevusu
Size en uygun tedavi planı, ayrıntılı muayene ve tetkiklerinizin değerlendirilmesi sonrasında birlikte belirlenir.

