Konya Anal Fistül Tedavisi
Konya anal fistül tedavisi, makat kanalı ile çevredeki cilt arasında oluşan anormal tünelin cerrahi yolla kapatılmasını amaçlayan girişimleri kapsar.
Anal fistül, kendiliğinden geçmesi beklenen bir yakınma değildir. Makat çevresinde aralıklarla akıntı, ıslaklık ve ağrı yapan bu tünel, ilaçla kalıcı biçimde kapanmaz. Şikâyetler bir süre azalabilir, sonra yeniden alevlenir. Bu dalgalanma çoğu kişide tanının gecikmesine yol açar ve hastalık zamanla daha karmaşık bir hâl alabilir.
Tedavinin başarısı, fistül yolunun makat kaslarıyla ilişkisinin doğru saptanmasına bağlıdır. Bu nedenle muayene ve gerektiğinde görüntüleme birlikte değerlendirilir. Konya'da görev yapan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Sultan Ayaz tarafından ayrıntılı bir muayene sonrasında planlanmaktadır.
Anal Fistül Nedir?

Anal fistül, makat kanalının iç yüzeyi ile makat çevresindeki cilt arasında oluşan, iltihaplı sıvı taşıyan anormal bir tüneldir. Bu tünelin kanal içinde kalan ağzına iç ağız, cilde açılan ağzına dış ağız denir. İki ağız arasındaki yol düz olabileceği gibi dallanmış da olabilir.
Tünelin iç yüzeyi zamanla nedbe dokusuyla kaplanır. Bu yapı kendiliğinden kapanmaya direnç gösterir, çünkü kanal içinden gelen bakteri ve dışkı artıkları tüneli sürekli uyarır. Antibiyotik yalnızca alevlenmeyi yatıştırır; tünelin kendisini ortadan kaldırmaz.
Fistüller basit ve karmaşık olarak ikiye ayrılır. Basit fistülde tek bir yol vardır ve makat kaslarının küçük bir bölümünü ilgilendirir. Karmaşık fistülde birden fazla dal, yüksek seyirli bir yol veya daha önce geçirilmiş ameliyat öyküsü bulunur. Bu ayrım cerrahi planı doğrudan belirler.
Hastalık her yaşta görülebilir, ancak orta yaş grubundaki erkeklerde daha sık karşılaşılır. Bebeklerde ve küçük çocuklarda görülen fistüller ise doğuştan gelen yapısal farklılıklarla ilişkili olabilir ve erişkindekinden farklı bir yaklaşım gerektirir.
Fistül, kanser gibi ilerleyici bir hastalık değildir. Yine de yıllarca tedavi edilmeden bırakılan, sürekli iltihaplanan yollarda dokuda istenmeyen değişiklikler bildirilmiştir. Bu nedenle uzun süredir devam eden akıntının ihmal edilmemesi, hekim değerlendirmesiyle nedeninin ortaya konması önerilir.
Anal Fistül Nasıl Oluşur?

Anal fistüllerin büyük bölümü, makat kanalındaki küçük salgı bezlerinin tıkanıp iltihaplanmasıyla başlar.
Tıkanan bez içinde biriken iltihap dokular arasında ilerleyerek bir apse boşluğu oluşturur. Bu boşluk cilde doğru yol bularak boşaldığında geriye açık bir tünel kalır.
Apse boşaltıldıktan sonra cilt yüzeyi kapanır, ancak derindeki iç ağız açık kalırsa akıntı tekrarlar. Böylece geçici olarak iyileşmiş görünen bölge birkaç hafta veya ay içinde yeniden şişer. Apse geçirmiş kişilerin bir bölümünde bu şekilde kalıcı bir fistül gelişir.
Apsenin kendisi ayrı bir tablodur ve acil boşaltma gerektirir. Buradaki asıl nokta, apse ile fistülün aynı sürecin iki farklı evresi olmasıdır. Apse akut dönemi, fistül ise geride kalan kronik yolu tanımlar. Apse öyküsü olan kişilerde fistül olasılığı akılda tutulur.
Daha az sayıda hastada fistül farklı bir zeminde ortaya çıkar. Bağırsağın iltihabi hastalıkları, geçirilmiş makat ameliyatları, doğum sırasında oluşan yaralanmalar, bölgeye uygulanan ışın tedavisi ve bazı enfeksiyonlar tünel oluşumuna zemin hazırlayabilir.
Bu durumlarda tedavi yalnızca cerrahi ile sınırlı kalmaz; altta yatan hastalığın kontrolü de gerekir.
Özellikle bağırsak iltihabi hastalığı zemininde gelişen fistüller çok yollu ve inatçı olma eğilimindedir. Bu hastalarda cerrahi karar, hastalığın aktif olup olmadığına göre değişir. Alevli dönemde geniş girişimlerden kaçınılır; öncelik iltihabın kontrol altına alınmasıdır.
Kilo fazlalığı, uzun süre oturarak çalışma, kabızlık, sigara kullanımı ve bölgesel hijyen sorunları doğrudan neden sayılmaz. Ancak bu etkenler iltihabın yerleşmesini kolaylaştırabilir, yara iyileşmesini yavaşlatabilir ve yakınmaların sıklığını artırabilir.
Anal Fistül Belirtileri Nelerdir?
Anal fistülün en tipik belirtisi, makat çevresindeki küçük bir delikten gelen aralıklı akıntıdır. Akıntı sarımsı, kanlı veya kokulu olabilir. İç çamaşırında sürekli ıslaklık ve leke, hastaların en çok yakındığı bulgudur.
Akıntıya çoğu zaman ağrı eşlik eder. Ağrı dış ağız tıkandığında artar, iltihap boşaldığında belirgin biçimde azalır. Bu iniş çıkış, hastalığın kendiliğinden geçtiği izlenimini verdiği için doktora başvuruyu geciktirir.
- Makat kenarında elle hissedilen sertlik veya küçük kabarıklık
- Oturmakla ve uzun yürüyüşle artan zonklayıcı ağrı
- Ciltte tekrarlayan şişlik, kızarıklık ve hassasiyet
- Kaşıntı ve tahriş nedeniyle bozulan cilt bütünlüğü
- Alevlenme dönemlerinde halsizlik ve ateş
- Dışkılamadan sonra artan akıntı ve rahatsızlık hissi
- Ped kullanma gereği ve buna bağlı günlük yaşam kısıtlılığı
Belirtilerin şiddeti tünelin genişliğine ve akıntının rahat boşalıp boşalmadığına göre değişir. Dış ağız geniş ve akıcıysa ağrı hafif, akıntı belirgin olur. Ağız daralmışsa akıntı azalır ama basınç arttığı için ağrı öne çıkar ve tekrarlayan şişlik atakları görülür.
Bazı hastalarda tek yakınma, geçmeyen bir ıslaklık ve kötü kokudur. Ağrı olmadığı için durum önemsenmeyebilir. Oysa akıntının sürmesi tünelin açık kaldığını gösterir. Bu tabloda da değerlendirme geciktirilmemelidir.
Benzer yakınmalar hemoroid ve anal fissürde de görülebilir. Fissürde ön planda dışkılama sırasındaki keskin ağrı, hemoroidde ise kanama ve dışarı taşma hissi vardır. Sürekli akıntı ve ciltte ayrı bir delik varlığı fistülü düşündüren asıl bulgudur; ayrım muayeneyle netleşir.
Anal Fistül Tipleri ve Sınıflandırması

Anal fistüller, tünelin makat kaslarıyla olan ilişkisine göre dört ana tipte sınıflandırılır: intersfinkterik, transsfinkterik, suprasfinkterik ve ekstrasfinkterik. Bu sınıflandırma, kasların ne kadarının tünel yolunda kaldığını gösterdiği için cerrahi kararın temelini oluşturur.
Makat kanalını çevreleyen iki kas halkası vardır. İç kas halkası isteğimiz dışında çalışır ve dinlenme sırasında kapalılığı sağlar. Dış kas halkası ise istemli olarak sıkılır. Tünel dış kas halkasının ne kadar üstünden veya içinden geçiyorsa, cerrahi o kadar dikkat gerektirir.
| Fistül tipi | Tünelin seyri | Cerrahi zorluk düzeyi |
|---|---|---|
| İntersfinkterik | İki kas halkası arasında ilerler, dış kası aşmaz | Düşük - genellikle basit fistül olarak ele alınır |
| Transsfinkterik | Dış kas halkasını keserek makat çevresi yağ dokusuna geçer | Orta - kasın ne kadarının tünelde kaldığına göre değişir |
| Suprasfinkterik | Kas halkalarının üzerinden dolaşıp aşağı iner | Yüksek - kas koruyucu teknik gerektirir |
| Ekstrasfinkterik | Kas halkalarının tamamen dışında, rektumdan cilde uzanır | Çok yüksek - altta yatan hastalık araştırılır |
İntersfinkterik tip en sık görülen gruptur ve genellikle dış ağız makat kenarına yakın yerleşir. Transsfinkterik tipte tünel dış kası çaprazladığı için kesme kararı, kasın ne kadarının tünelin altında kaldığına göre verilir. Bu iki tip günlük pratiğin büyük bölümünü oluşturur.
Suprasfinkterik ve ekstrasfinkterik tipler seyrek görülür ancak yönetimi zordur. Ekstrasfinkterik yolda kaynak çoğu zaman makat bezleri değildir; bağırsak hastalığı, geçirilmiş girişim ya da bölgeyi ilgilendiren başka bir süreç araştırılır. Bu tipte tedavi genellikle aşamalıdır.
Bu dört tipin yanında at nalı biçiminde her iki yana uzanan yerleşimler ve birden çok dış ağzı olan yollar da görülür. Bu tür fistüller karmaşık kabul edilir ve genellikle aşamalı bir tedavi planı gerektirir. Hangi tipe girdiği, ameliyat öncesi değerlendirme tamamlanmadan kesinleşmez.
Dış ağzın konumu, iç ağzın nerede olabileceği konusunda yol gösterici bir ipucu sağlar. Makatın ön yarısında yerleşen dış ağızlar çoğunlukla kısa ve düz bir yol izlerken, arka yarıda yerleşenler kavis çizerek orta hatta ulaşabilir. Bu bilgi ameliyat planında dikkate alınır.
Anal Fistül Tanısında Muayene ve Görüntüleme

Tanı, makat bölgesinin dikkatli muayenesiyle başlar. Dış ağzın yeri, iç ağzın tahmini konumu ve tünelin sertliği elle yapılan değerlendirmede saptanabilir. Parmakla yapılan muayene, tünelin kaslara göre yüksekliği hakkında ilk bilgiyi verir.
Hekim öncelikle şikâyetlerin ne zaman başladığını, daha önce apse boşaltılıp boşaltılmadığını ve geçirilmiş ameliyatları sorgular. Bağırsak alışkanlıkları, gaz ve dışkı tutmadaki zorluklar, kadınlarda doğum öyküsü ayrıca sorulur. Bu bilgiler cerrahi riskin belirlenmesinde doğrudan rol oynar.
Anoskopi ile makat kanalının iç yüzeyi doğrudan görülür ve iç ağız aranır. Bu inceleme kısa sürer, çoğu kişide ek hazırlık gerektirmez. Ancak iç ağız her zaman gözle görünmeyebilir; bu durumda görüntüleme yöntemlerine başvurulur.
Karmaşık, tekrarlayan veya daha önce ameliyat edilmiş fistüllerde manyetik rezonans görüntüleme tercih edilir. MR, tünelin tüm dallarını, gözden kaçabilecek iltihaplı boşlukları ve kaslarla ilişkiyi ayrıntılı gösterir.
Bu görüntüleme, ameliyatta sürprizle karşılaşma olasılığını azaltır. Kapsamlı bir değerlendirme, deneyimli bir Konya genel cerrah tarafından yapıldığında tedavi planı çok daha gerçekçi kurulur.
Bazı merkezlerde makat içi ultrasonografi de kullanılır. Bu yöntem kas kalınlığını ve tünelin kasla ilişkisini gösterir. Bağırsak hastalığı düşünülen kişilerde ise kolonoskopi ve laboratuvar incelemeleri planlanabilir. Hangi tetkiklerin gerekli olduğu, hekim değerlendirmesiyle kişiye göre belirlenir.
Ağrı nedeniyle ayrıntılı muayeneye izin vermeyen hastalarda değerlendirme anestezi altında yapılabilir. Böylece hem tünel rahatça incelenir hem de aynı seansta gerekli girişim uygulanabilir. Bu yaklaşım özellikle iltihabın alevli olduğu dönemlerde kolaylık sağlar.
Anal Fistül Ameliyatı Yöntemleri

Anal fistül ameliyatının amacı, tünelin tamamını ortadan kaldırırken makat kaslarının işlevini korumaktır. Bu iki hedef arasındaki denge, seçilecek yöntemi belirler. Tek bir yöntem her fistüle uymaz; karar tünelin tipine, hastanın kas gücüne ve önceki ameliyat öyküsüne göre verilir.
Fistülotomi
Tünelin üzeri boydan boya açılır ve içi temizlenerek açık yara hâlinde iyileşmeye bırakılır. Kasın çok az bir bölümünü ilgilendiren yüzeyel fistüllerde tercih edilir. İyileşme birkaç hafta sürer ve yara bakımının düzenli yapılması gerekir. Basit fistüllerde uzun yıllardır güvenilirliği bilinen bir yöntemdir.
Seton Uygulaması
Tünelin içinden ince bir ip veya elastik bant geçirilir. Gevşek seton iltihabın boşalmasını sağlayarak dokuyu sakinleştirir; kesici seton ise kasın çok yavaş bölünüp arkasından iyileşmesine izin verir. Yüksek seyirli fistüllerde sık başvurulan, çoğu zaman aşamalı bir yöntemdir.
Seton taşınan dönemde bölgede hafif bir yabancı cisim hissi olabilir, ancak günlük yaşam büyük ölçüde sürdürülebilir. Bu süre boyunca kontrollerde tünelin durumu izlenir. Doku yeterince sakinleştiğinde ikinci aşamada kalıcı kapatma yöntemine geçilir.
LIFT Yöntemi
İki kas halkası arasındaki boşluğa girilerek tünel bu düzeyde bağlanır ve kesilir. Kas lifleri kesilmediği için işlev korunur. Tünelin kaslar arasında belirgin biçimde seyrettiği uygun olgularda değerlendirilir. Başarısız olması durumunda genellikle daha basit bir fistüle dönüşür ve yeniden girişim mümkün olur.
Lazer ile Kapatma
İnce bir lazer probu tünel içine yerleştirilir ve geri çekilirken tünel duvarını kontrollü ısıyla büzüştürerek kapatır. Kas kesilmediğinden konfor yüksektir ve işlem süresi kısadır. Uygunluk, tünelin çapına ve düzgünlüğüne bağlı olarak muayene sonrasında netleşir.
İlerletme Flebi
İç ağız, komşu sağlam dokudan hazırlanan bir yama ile içeriden kapatılır. Böylece tünele dışkı kaçışı durur ve yol kuruyarak kapanır. Kas kesilmediği için yüksek seyirli fistüllerde önemli bir seçenektir; teknik olarak daha zahmetlidir.
| Yöntem | Kas kesiliyor mu? | Öne çıktığı durum |
|---|---|---|
| Fistülotomi | Sınırlı ölçüde kesilir | Yüzeyel ve basit seyirli fistüller |
| Seton | Kesici setonda kademeli olarak | Yüksek seyirli veya iltihabı alevli fistüller |
| LIFT | Hayır | Kaslar arasında net seyreden tüneller |
| Lazer ile kapatma | Hayır | Dar ve düzgün yollu, dalsız fistüller |
| İlerletme flebi | Hayır | İç ağzı belirgin, karmaşık fistüller |
Bu yöntemlere ek olarak tünelin içine doku iyileşmesini destekleyen biyolojik dolgu maddeleri veya tıkaç yerleştirilmesi gündeme gelebilir. Bazı karmaşık olgularda birden fazla yöntem sırayla uygulanır. Hangi yolun izleneceği, muayene ve görüntüleme sonuçları birlikte değerlendirildikten sonra netleşir.
Ameliyat öncesinde rutin kan tetkikleri ve gerekli görülürse kalp değerlendirmesi istenir. Kan sulandırıcı kullanan hastaların ilaç düzeni önceden gözden geçirilir. Aç kalma süresi ve bağırsak hazırlığı, seçilen anestezi tipine göre planlanır ve hastaya yazılı olarak anlatılır.
Sfinkter Koruyucu Cerrahi ve Dışkı Kaçırma Riski

Sfinkter koruyucu cerrahi, fistül tünelini temizlerken makat kaslarını kesmeden veya en az düzeyde etkileyerek işlem yapmayı hedefleyen yaklaşımların ortak adıdır. LIFT, lazer ile kapatma, ilerletme flebi ve gevşek seton bu grupta yer alır.
Makat kaslarının bütünlüğü, gaz ve dışkı tutma yeteneğini doğrudan belirler. Kasın gereğinden fazlası kesilirse gaz kaçırma, ıslaklık hissi veya dışkı tutmada güçlük ortaya çıkabilir. Bu nedenle tünelin kaslarla ilişkisi ameliyat öncesinde mümkün olduğunca net saptanır.
Risk herkes için aynı değildir. Yüksek seyirli fistüller, daha önce ameliyat edilmiş bölgeler, doğum sırasında kas yaralanması geçirmiş kadınlar ve ileri yaşta kas gücü azalmış kişiler daha dikkatli bir planlama gerektirir. Bu kişilerde kas kesen teknikler çoğunlukla tercih edilmez.
Kas gücü konusunda kuşku varsa ameliyat öncesinde işlev testleri istenebilir. Elde edilen bilgi, kasın ne kadarının güvenle tolere edilebileceğini gösterir. Tutma sorunu riski taşıyan hastalarda aşamalı yaklaşım, tek seferde bitiren tekniklere göre daha güvenli bulunur.
Burada temel bir denge vardır: kası daha çok koruyan yöntemler tünelin kapanma olasılığını bir miktar azaltabilirken, kası kesen yöntemler kapanma açısından güçlü olsa da işlev riskini artırır. Bu değiş tokuş hastayla açıkça konuşulur ve karar birlikte verilir.
Ameliyat sonrasında hafif bir gaz tutma zorluğu görülürse çoğu kez zamanla düzelir. Kalıcı yakınmalarda ise pelvik taban egzersizleri, beslenme düzenlemesi ve dışkı kıvamını ayarlayan destekler devreye alınır. Kalıcılık ve düzelme süresi kişiden kişiye değişir.
Anal Fistül Tedavisi Sonrası İyileşme Süreci ve Nüks Etme İhtimali
Ameliyat sonrası iyileşme, uygulanan yönteme ve fistülün karmaşıklığına göre birkaç haftadan birkaç aya kadar uzayabilir. Açık bırakılan yaralar içeriden dışarıya doğru dolarak kapanır; kapalı tekniklerde ise dıştan görülen yara küçüktür ancak derindeki iyileşme zaman alır.
İlk günlerde ılık su oturma banyoları, ağrı kesici kullanımı ve bölgenin kuru tutulması öne çıkar. Dışkının yumuşak kıvamda kalması iyileşmeyi kolaylaştırır; bunun için lifli beslenme ve yeterli sıvı alımı önerilir. Yara bakımının nasıl yapılacağı taburcu olurken ayrıntılı anlatılır.
Yara temizliğinde tahriş edici ürünlerden kaçınılır; ılık suyla yıkama ve kurulama çoğu zaman yeterlidir. Sigara kullanımının bırakılması doku iyileşmesini destekler. Şeker hastalığı olanlarda kan şekerinin düzenli seyretmesi, yaranın kapanma süresini olumlu etkiler.
Masa başı çalışanlar genellikle kısa sürede işe dönebilir. Ağır kaldırma, uzun süre oturma ve yoğun spor gerektiren işlerde dönüş süresi uzar. Kontrol muayeneleri, yaranın yüzeyden erken kapanıp derinde boşluk bırakmadığını denetlemek açısından önemlidir.
Ateş yükselmesi, giderek artan ağrı, bölgede belirgin şişlik ya da yoğun kanama olması durumunda beklemeden hekime başvurulmalıdır. Bu bulgular çoğunlukla erken müdahaleyle kolayca yönetilir; geciktirildiğinde ise iyileşme süreci uzayabilir.
Nüks, yani fistülün tekrarlaması her yöntemde gündeme gelebilir. Basit fistüllerde tekrarlama olasılığı düşükken, karmaşık ve yüksek seyirli fistüllerde daha belirgindir. İç ağzın tam kapatılamaması, gözden kaçan bir yan dal veya altta yatan bağırsak hastalığı en sık nedenlerdir.
- Akıntının kesildikten sonra yeniden başlaması
- Aynı bölgede tekrarlayan şişlik ve ağrı
- Kapanmış görünen delikten yeniden sıvı gelmesi
- Yara yerinde uzun süre geçmeyen hassasiyet
- Dışkılamadan sonra iç çamaşırında yeniden görülen leke
Bu bulgular ortaya çıktığında erken başvuru önemlidir. Tekrarlayan fistüllerde yeniden görüntüleme yapılır ve tedavi planı baştan kurulur. Sürecin nasıl ilerleyeceği kişiden kişiye değişir; kesin yorum ancak muayene sonrasında yapılabilir.
Sonuç

Konya anal fistül tedavisi planlanırken asıl belirleyici olan, tünelin makat kaslarıyla ilişkisinin doğru ortaya konmasıdır. Doğru sınıflandırma yapılmadan seçilen yöntem, hem nüks hem de işlev kaybı açısından risk taşır.
Akıntı, tekrarlayan şişlik ve ağrı gibi yakınmaların kendiliğinden geçmesini beklemek çoğu zaman süreci uzatır. Erken dönemde başvurmak, daha az kapsamlı bir cerrahiyle sonuç alma şansını artırır ve karmaşık bir tabloya ilerlemeyi önleyebilir.
Makat bölgesinde sürekli ıslaklık, ciltte küçük bir delik ya da tekrarlayan iltihap fark ediyorsanız değerlendirme için Konya'da Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Sultan Ayaz'a başvurabilirsiniz. Uygulanacak yöntem ve süreç, muayene sonrasında size özel olarak netleşir.
Klinik adresimiz
Anal Fistül Tedavisi ve genel cerrahinin tüm başlıkları için hasta kabulü Özel Ereğli Bilge Hastanesi’nde yapılmaktadır. Muayene ve randevu bilgisi için lütfen iletişime geçiniz.
Anal Fistül Tedavisi Hakkında Sık Sorulanlar
Antibiyotik ve ağrı kesiciler alevlenme dönemindeki iltihabı ve ağrıyı yatıştırabilir, ancak tünelin kendisini ortadan kaldırmaz. İç ağız açık kaldığı sürece akıntı tekrarlar. Bu nedenle kalıcı çözüm cerrahidir; ilaç tedavisi hazırlık ya da destek amacıyla kullanılır.
Randevu talebi oluşturunAmeliyat anestezi altında yapıldığı için işlem sırasında ağrı hissedilmez. Sonrasında bölgesel hassasiyet ve özellikle dışkılama sırasında rahatsızlık olabilir; bu ağrı ilaçlarla yönetilebilir düzeydedir. Kas kesilmeyen yöntemlerde ağrı genellikle daha sınırlı seyreder.
Randevu talebi oluşturunMasa başı işlerde çalışanlar çoğunlukla birkaç gün içinde dönebilir. Ağır kaldırma, uzun süre ayakta durma veya araç kullanma gerektiren işlerde süre uzayabilir. Kesin süre yönteme, yaranın büyüklüğüne ve iyileşme hızına göre değişir; hekim değerlendirmesiyle belirlenir.
Randevu talebi oluşturunDış ağız geçici olarak kapanabilir ve şikâyetler bir süre azalabilir. Ancak makat kanalındaki iç ağız açık kaldığı için tünel yeniden dolar ve akıntı tekrarlar. Bu geçici düzelme iyileşme sanılmamalı; değerlendirme için başvurmak gerekir.
Randevu talebi oluşturunBu risk, ameliyatta makat kaslarının ne kadarının etkilendiğine bağlıdır. Kas koruyucu tekniklerde risk düşük tutulur. Yüksek seyirli fistüllerde ve önceden kas gücü azalmış kişilerde daha dikkatli planlama yapılır; durum kişiden kişiye değişir.
Randevu talebi oluşturunHayır. Lazer yöntemi, tünelin çapı ve seyri uygun olduğunda tercih edilir. Çok geniş, dallanmış veya iltihaplı boşluklar içeren fistüllerde tek başına yeterli olmayabilir. Uygunluk, muayene ve görüntüleme sonuçları birlikte değerlendirildikten sonra netleşir.
Randevu talebi oluşturunHemoroid, makat çevresindeki damar yastıkçıklarının büyümesidir ve daha çok kanama ile taşma hissi yapar. Fistülde ise ciltte ayrı bir delik ve buradan gelen sürekli akıntı vardır. İki durum bir arada bulunabilir; ayrımı muayene ortaya koyar.
Randevu talebi oluşturunProktoloji diğer tedaviler
- Hemoroid TedavisiBasur memelerinin evresine göre ilaç, girişimsel veya cerrahi tedavi planı.
- Lazerle Hemoroid TedavisiKesisiz lazer yöntemiyle uygulanan, minimal invaziv hemoroid tedavisi seçeneği.
- Anal Fissür TedavisiMakat çatlağında önce medikal, dirençli vakalarda cerrahi tedavi.
- Kıl DönmesiPilonidal sinüsün lazer dahil minimal invaziv yöntemlerle tedavisi.
- Anal ApseMakat çevresi apsesinin boşaltılması ve altta yatan nedenin tedavisi.
- Rektal Prolapsus (Makat Sarkması)Makat sarkmasında sarkan dokunun düzeltilmesine yönelik cerrahi onarım.
Bu sayfadaki bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Tanı ve tedavi kararı; muayene, tetkik sonuçları ve hastanın genel durumu birlikte değerlendirilerek verilir.
Anal Fistül Tedavisi için değerlendirme randevusu
Size en uygun tedavi planı, ayrıntılı muayene ve tetkiklerinizin değerlendirilmesi sonrasında birlikte belirlenir.

